27 Mart 2013 Çarşamba

Bırak ömrümü akışına, ne hali varsa görsün..

Bazen hevesle gider o kitabı ararsın, bulursun hayatında en hızlı aldığın kitaptır..
Satırlarında arayacagın sey coktur, belki kalbine düğümlenenleri orada bulma umudunu taşırsın..
Çünkü tavsiye sağlamdır,o çok bilmiş demiştir ne de olsa..hızla kasaya gider ve artık o kitaba kavusur hızla çıkar kitapçıdan bir tevafuğa daha şahit olur sonra...
Yolunu değiştirir kafası karışır çünkü..peşinden gelende nedir böyle onca şey sen kaçtıkca tevafuk adıyla önündedir..yutkunursun sadece..
Müslüman olmanın en güzel yanını bir kez daha hissedersin, çünkü kabullenmelisin..
Öyle gizem sır soramazsın sorgularsan aklı durur akışına bırakman gerekir..

Bir an söylenen bir cümle bir başkasını duasının karşılığı olabilir..
Bu da onun Rabbinin dualarına verdiği cevabtır, şahit olur acaba der bu mu?
Ona göre zamanlama şuna göre tesadüf ve biz inananların tabiriyle tevafuk...
Ahh garip şeyler oluyor be blog
Kafam karışık,kırgın
Herşeyi tuhaflaştıran ben miyim,abartan, filmleştiren..
Biliyorum cok klişe olcak ama şu yaşadıklarımı   filmi cekilse ahh..
Benim gözler normal çalışmıyor sanki..
Kendimi çoğu kez bir sinemayı kayda alan bir kamera gibi hissediyorum..
Gözlerim bana ne numaralar yapıyor bir bilseniz..
Herşey beyaz perdelere özgü değilmiş
Sinema misali bir ömrün ve kameralı gözlerin varsa o filmin tam içinde yaşarsın


Sonra ümit edersin ve bok gibi ortada kalırsın
Kimse seni,kalbindeki asla tam bilemez..
Oysa onlar sana kefil olmaya pek heveslidir!
Olma kardeşim olma!!!Bırak ömrümü akışına ne hali varsa görsün
Ve son olarak; Allah benim müstakımı versin..

not:b*k dedim özür dilerim blog, bu aralar iyi bir kız değilim :( ve şu an çantamda koca bir cips paketi ve büyük eticin var onlara bile elimi sürmedim,tehlikenin farkında mısın?

Mona Roza


25 Mart 2013 Pazartesi

GÜZEL İNSAN KELAMI



-Böyle tevafuk ya da sır diye adlandırdıgımız seyleri düşünmemek daha doğru mu sizce?



-Hayat sırla dolu.ama sırrı aramaya kalkarsaniz sır ortadan kaybolur..

-Ne yapmak lazım ozaman?


-Düşünmemek değil aramamak lazım.Sır, giz ,esrar bunlar zamanı geldiğinde ortaya çıkar.
Ararsaniz lezzeti de kaçar ,insanı yanlış yerlere de sürükler.Ipi teslim etmek lazım..

- Kime teslim etmek?

-İp kimin elindeyse ona.sahibine..


*********************************************************************************

-Benim kim oldugum olduğum önemli değil.. Allahın aciz bir kulu


-Bi ufacık sinek bile belli nizam içinde müthiş önem taşırken  sen nasıl önemsiz olacaksın?

-Bilmemek en güzeli, keske bir sinek olsaydım şu alemde uçmak gibisi var mı can sıkıntısı bir kanadını çırpmaya bakar..

-''Allah seni bilinmek için yarattı.
Sana kendi ruhundan üfledi

Nefsini bilen rabbini bilir'' buyurdu..

*******************************************************************************
eridim...
Seni önce kendine sonra kendisine aşık olana aşık etsin.Seni nefsinle baş başa bırakmasin.Yolunu daima kendi yolunda kesiştirsin inşallah...

MECNUN'U OLMAYAN BİR LEYLA'YIM BEN

puufff! :(( bugünü hiç sevmedim blog! güzel başlamadım ki güzel olsun..
evdeyim şimdi okula gitmedim;oysa şimdi okulda olmam gerekirdi en önemli derslerin oldugu gün bugün..peki ben nerdeyim evde!!! Aferin bana aferin benden bir halt olmaz biri benim aklımı başıma getirsin artık :(

Sabah çok fena bir rüya mı desem yok kabus daha uygun olur cok fena şeyler gördüm Allah hayıra cıkarsın. Hayatım altüst olmus öyle cok sey degişmişti ki, babam hastaydı falan cok korktum ne karmasıktı öyle.. Rüyanın etkisinden çıkamadım, üzerine yol arkadaşımdan da 'ben bugün okula gitmeyecegim'mesajı alınca dedimki ilk derse gitmeyeyim ikinciye girerim..Yatakta döndüm durdum, rüya mala çevirdi beni sonra kalktım   kahvaltı yaptım rahat rahaaat.. dersin ödevini dün gecenin bir yarısı yaptım ama bikaç eksik vardı, onları yapayım dedim yaptım da neyse vakit geldi giyinip hazırlancam tam dosyamı toplarken hocanın ödev olarak verdiği fotokopiyle gözgöze geldim.. Ben de diyorum bi eksiklik var bu adam daha cok vermiştir megerse Leyla ben o kagıdı unuttum,tonla iş var, yapmadan gitsem hoca cok sinirli sınıfta terör estiriyor bu aralar..Hay ben böyle işin deyip bıraktım, gitmiycem diğer derse de..
Leyla'yım ben Leyla Mecnun'u olmayan bir Leyla..
Bahar mı çarptı beni; ay aşık da değilim
Çok kızdım bugün kendime çokk ,devamsızlıklar aldı başını gidiyor..
Hayır bir Mecnunum olsa anlayış göstercem kendime,ondandır falan diycem ama neye yorayım ki şimdi bu şapşallıklarımı..



24 Mart 2013 Pazar

ÇÖLDE SU BULMUŞ BEDEVİYİM BEN

Yine kafama takacak bişeyleri buldum ama hayat güzel be blog.. Öyle çekindim ki bazı insanlardan  şahit olduklarım kaçmayı öğretti bana, kaçtım ve kaçtıkça mutlu oldugumu hissettim..Ama öyle bir an geldi ki ben bambaşka oldum.. daha 3 5 sene önce ki ben bile, fotoğraflarda öyle ayrı ki..Aynı vucüt değil bambaşka birisi olmuşum megerse..Kendimi unutmuşum neleri sevdiğimi, nasıl mutlu olabileceğimi.. Çünkü kaçtım..
Nedendi bunca değişim bunca sürükleniş?
Kaçtım çünkü yargılandım.
Kaçtım çünkü bana,ruhuma, özüme uymayan şeylerle ithaf edildim
Sonra çok fena şeylere şahit oldum, öyle ki tvyi acınca çizgi filmin en şahane komik sahnelerinden öte ben hep jerrynin kapana kısıldığı ,tweetynin hunharca kedinin agzından sallanırkenki anı görmüştüm oydu bana verilen, nasibim ,kısmetim oymuş..Bunlar elbette bir benzetmeydi;  yazamam öyle acıkca, dedim ya değiştim ben, kactım..
Ben hep aynıydım aslında, içi ahşap kokan mekanları seven, kitabın sayfalarında en büyük huzuru tadan ve kendisiyle ugrasıp gecenin bir saatinde bile ruj sevmeyi seven bendim yine..
Unutmuşum...nasıl oldu bilmiyorum..

Ve şimdi öyle güzel meclislerde bulunmak nasip oldu ki bana..İçimde yeniden umutlarım yeşerdi adeta. Bu gerçek olabilir diye sormadan edemiyorum..Öyle güzel insanlar varMIŞ ki! Yüreğimden kocaman maşallah diyerek baktım..Hepsi gencecik, tertemiz koca adamlar! Umutları büyük, akılları büyük hele kalpleri küçükken en sevdiklerimize söylediğim gibi 'dünyalar kadardı'..

Ben yanlış bir mekandaymışım megerse.. İçi kurumuş, nottan, dersten başka bir kelam bilmeyen  içi kuru bir genclik içinde olmak beni de soldurdu, duramadım, kendim olmayı beceremedim..!  Oysa ben nezaman en sevdiğim şeylerden uzaklaştım işte o zaman beni yavas yavas zehirleyen bu zehirli boş fikirlere daldım.. 

Yaşadığım her anı sorguluyorum.Şahit oldugum meclis, ben ve çevrem.. Bu üçgen içinde bocaladım..Neden onların arasında değildim? Neden gözlerinden edebiyat okunan ve sözlerinde bambaşka dünyalardan haber veren biri olamadım?  
Kactım çünkü....
Bıraktım kendimi herkes gibi ucu görünmeyen kuyuya..
Su buldun mu derseniz ne suyu efendim bomboş sonu bile olmayan, karanlık, bir anı diğerine eş, pis bir karaltıydı sadece..

Dönüşüm istiyorum ömrümde..Çünkü biliyorum eğer o cok baska meclislerde en başından olabilseydim; ben cok baska biri olurdum ve özümdeki seyi kat ve kat çoğaltıp, dolu dolu biri olabilirdim..

Ahh blog çok güzel insanlar varmış şu hayatta ama ben kapamışım gözlerimi yada şahit oldukları kör etmiş beni.........

22 Mart 2013 Cuma

MERHAMET

resim netten alıntıdır!
Merhamet ,
Alem bu temel üzerinde…

Eger toprağa, tohuma hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu?

                                                                                                        (Necip Fazıl Kısakürek-Reis Bey)

Üstad, merhameti ne de güzel anlatmış..
Bana bu güzel cümleleri okumama sebep olan sen! Senin olduğun heryer merhamet,huzur dolu..
Tanımıyorum, bilmiyorum ama huzurun kilometrelerce öteden hissediliyor
Sebep olduğun kim bilir nice güzellik vardır, benim henüz şahit olmaya erişemediğim iklimde..


19 Mart 2013 Salı

ŞiMDİLERDE aŞK


Sevmek illa ki bagırmak mıdır....? Göstermek midir bunu...?



Yok ben valla inancımı yitirdim bu konu da böyle olsun istemezdim.. Ama öyle artık! :( Ben çok kitap okudum ergenlik zamanımda öyle arabesk şarkılarla içimi bayarak değil de hep odama kapanıp saatlerce kitap okuyarak büyüdüm ben.Okudum ve okuduklarıma da hep inandım.. En çok da sahih aşk anlatılıyordu.Her filmde ve her kitapta olduğu gibi.. Aşktan uzaktım,reddettim ama okudum ne olduğunu ..
Ortaokuldaki türkçe öğretmenim bile bana kaçmamamı söyledi, ki kendisi esasen okuldaki bütün yeni ergenleri bu konuda zaptetmek için ugrasan biri. Lakin inandığı biri için beni yüreklendirmeye çalıştı ama nafile istemedim,küçüktüm,

aŞk sadece kitaplarda güzeldi.. ben ise çooook küçüktüm henüz..
Zaman gecti az biraz büyüdük işte o kaçtığım sey gölgem gibi peşimden gelmesi beni hep tedirgin etti. Muhafazakar bir ailede bilinçli kız için bu gölgeyi hissetmek bile katlanılamazdı..

Böyleydi işte aŞk..
Şimdilerde aşk ;elindeki kitapları çirkefçe sevdiğinin suratına atılmadan aŞık olduğun gösterilemezmiş meger!!! Dokunmadan olmazmış meger!!! Dünya aleme duyurmadan da olmazmış.. Bir de şunu duydum bugün ,evlenme niyetiyle olan görüşmeler nikah hükmü görürmüş bak sen?! 
--- sevgiliyiz biz çok ciddiyiz 3 yıldır beraberiz
---hmm,iyi
---bak bu da yüzügümüz ;)
----yüzük mü? siz de mi? aa dogru ya evlenme niyetinde olan beraberlikler hükmen nikahlı kabul edilirmiş Allah kattında !

ne demeli bilmiyorum... minereyi çalan kılıfını hazırlıyor ama neden kılıf din, inanç yönünde yapılır ki..Bir bu mesele degil baska meclisde de bu yukarıda bahsettiğim konuyu savunuyordu sözde hoca hanım..


Şimdilerde böyleymiş...
Ben onu istemiyorum o zaman o sadece kitaplarda güzeldi..
Çalıkuşu'nda..Livia'da.. Mahşer'de.. Eylül'de.... Moona'da...