8 Haziran 2014 Pazar

ÇİCEĞİ BURNUNDA ÖĞRETMEN = TAZE MEZUN,TAZE İŞSİZ

Selaaam :) epeydir yokum buralarda, yazmak istediğim içimi döküp sizlerin fikirlerini de almak istediğim cok mesele var ..malumunuz bu kız kepini cübbesini attı, son finallerine girdi ve ilk iş görüşmesine gitti!Tamam tamam sırasıyla yazacagım herseyi..

Öncelikle mezuniyetten başlayalım..1gece öncesi nasıl gergindim şahitsiniz,yazmıştım şuracıkta tık tıkk

Sabah erkenden uyandım,gece boyu rüyamda mezuniyet töreni nasıl olur temalı birbirinden enterasan rüyalarla sabahı ettim :) Abartılcak bişey yok altı üstü yarımsaatlik bir seromoni ama insan hayatındaki en kıymetli anlardan biri oldugu için insan biraz tedirgin oluyor haliyle. Bir de şöyle bir nokta var ki ben insanların benim için toplanmasına alışık değilim,sanırım encok işin bu yönü gerdi beni..En basitinden doğum günüm bile kutlanmaz ve alışık değilim öyle kalabalıkların başrolü olmaya :)Ailem,halam,kuzenlerim geldiler.. Kampüste arkadaşlarımı buldum hemen,herkesin yanında ailesi ellerde çiçekler,üstümüzde maviş maviş gazi cübbeleriyle.. Ailelerimizi salona yerleştirdikten sonra biz de kulise doğru yol aldık.Kulis kısmı cok eglenceliydi.Çıkış sıramızı olduk,keplerini düzeltmeye calısan süslü kızlarımızın ayna yarışı ve erkeklerin keplerini başında tutmak için elinde agzında tel tokaları görmek pek keyifliydi :)
Tören başladı sırayla girdik sahneye,fon çalan müzik berbattı ya adını hatırlayamadıgım bir dizinin müziğiydi ve salon ne kadar sakindi kulise göre :) cok resmiydi lan! İbrahim hocadan mezuniyet katılım belgemi aldım.Herkes sırayla çıkıp yerini aldıktan sonra da mezuniyet andımızı içtik vee 5 yılı keplerimizi fırlatark tamamladık hamdolsun...

Çabuk geldi geçti edebiyatları yapamayagım.. Bir cok aksiliğin,saçmalığın, habire değişen kararların,öğrenci-hoca tartışmalarının arasında kaldıgım lakin çook büyük tecrübeler edindiğim bir 5 yıldı..İyi kötü gecti gitti..Okulumu,bölümümü hala cok seviyorum ama insanlar yoruyor okuldan,derslerden cok :) Aslında ben cok uyumluyum, yani kimseyle tartışmam,münakaşam olmadı ama bunların baskaları tarafından gercekleştiği bir ortamda dahi olmak istemiyorum..Üniversiteye yakışmıyor bu kadar ucuz ve bayagı haller..


Finallerim de bitti, hamdolsun iyi gelecek sonuçları da.. 

Artık mezunum, öğretmenim, işsizim :/
Agustosda 40bin öğretmen ataması var lakin bu benim ne derece işime yarayacak bilemiyorum çünkü kahrolsı büyükler bir kararla bu hakkımızı elimizden alıyor..(bu durumu acıklayamıyorum burda,azınlık bir bölümdeyim ve ifsa olmak istemiyorum, dua edin bana hayırlısı olsun)
Bu gelen kararla kpss calısmalarımı biraz askıya aldım..ama yeniden son ay basladım calısmaya...

not:!!! İzleyiciler bölümümde bir sıkıntı var efendim, bilen anlayan blogger arkadaslarımdan yardım istiyorum!!!

Şöyle ki izleyici gadgetım görünmüyor ve şöyle bir yazı var orda ''Maalesef...
Bu gadget hatalı olarak yapılandırıldı. Web yöneticileri için ipucu: Lütfen "Friend Connect Ayarları - Ana Sayfa URL'si"nin bu sitenin URL'siyle eşleştiğinden emin olun.''
Bu ne demek oluyor?? nasıl düzeltebilirim, bişey anlamadım, hayrına bi el atın :)

12 Mayıs 2014 Pazartesi

BU BLOGDA MEZUNİYET VAR! *_*

Yarın bu kızın mezuniyet töreni var....
5 yılın acısını kepimi hunharca atarak almak istiyorum..

Altı üstü bir tören ve bikaç kare fotoğraf için neler yaşadım neler..
Zormuş bu işler ya..çok ters gidiyor herşey! Bir mezuniyet buysa ben düğün nişan telaşlarını tehayyül dahi edemiyorum O_O
,insanları aileni memnun etmek,
Cimri ve ultra fakir okulumuzun verdiği toz bezinden hallice kep,cübbe torbasından en saglam, en az bol kebi cübbeyi  bulmak.. :) o okul bknz.gazi üniversitesi
 özenle aldıgın eteğine arkadaşının ojesinin dökülmesi,
 annenin çagır onu da ayıp olur dediğine, babanın gürleyerek bu düğün mü ne milleti çağırıyorsun laflarını işitmek... [ hayatınızda görüp görebilceginiz,kalabalıktan nefret eden, şaaşadan hiç hazetmeyen ben (!) insanları mezuniyet
törenime davet ediyorum.. ailemle aynı şehirde üniversite okumasaydım böyle olmazdı aa dostlar, yarım saatlik bir şey için insdanları yormaya cekiniyorum ama bu hala,teyze ,kuzen tayfası pek bi istekli...gelin anasını satayım,miss gibi sabah uykunuzu bölüp,hunharca kep atışlarımı izleyin! güzel fotoğraf cekmeyeni,çirkin cekenleri rektörlükten atarım! :P  ]

süslenip püslenip bir güzel hazırlandıgın bir günün Ankarada hiç olmadıgı kadar yağmur yağması, güzelim elbiselerinin çamurla karışık su olması,ve nihayet insafa gelen fotoğrafcının rektörlük cekimlerimizi ertelemesi...
diploma notuna göre hazırlanan giriş listesinin son günde türlü zıttırık nedenlerden (sevgili,kanka vs) altüst olup sonlara doğru cıkacak olmak..
bölümün ağa babası hocalarımın törene katılamayacak olması.. :((((

dua edin: ayağım takılıp düşmeyim sahnede... :))
adımı anons ettiklerinde saniyeleri tuturup zamanında cıkayım sahneye... :)
temsili diplomamı veren hocam tokalamasın benlen... leyse caiz! :)
eşarbım çabuk olsun, düzgün dursun,hiç bozulmasın..:)
gelmemesi muhtemelen olan hocalarımızda bi zahmet 5 yıllık öğrencilerinin törenine katılsın.. :)
ojeli kızlar ojelerine sahip çıksın. :)
aylaynırım eşit ve düzgün cekeyim.. :)
en mühimi güzel hatırlacak güzel anılarım olsun.......

20 Şubat 2014 Perşembe

SÖZCÜKLERİN KÖKÜNE KIRAN GİRMİŞ!



bir kitap yazsan ya bana..sözcüklerin esirgenmediği hakikatin apacık izhar edildigi gururdan ihanetten uzak..
anca o zaman dinerim ben anca o zaman gecer bu deliliğim,delice hallerim
sözcüklerin esirgendiği ıssız çölün bedevisiyim ben
karanın görünmediği ummanda..!
tek bir kitap var,işte odur dermanım
iyiki müslümanım ve iyiki Kuran var..
sözcükleri esirgemeyen Rabbe bin hamd-ü sena..

16 Şubat 2014 Pazar

İÇE DÖNÜŞ

Facebook,twitter ve blog gibi sosyal medya hesaplarıma bir süre ara verme,uzak kalma kararı verdim.
Çok aktif olmasam da yine de uzak kalmak bana iyi gelecek inanıyorum.
Daha çok okumak,daha çok keşfetmek ve düşünmek için hayatımda çok da ehemmiyeti olmayan mecralardan biraz uzak kalmak en doğrusu.. (blogumun yeri ayrı lakin,biraz diinginleşmeliyim ;) )
Şimdi yalnız kalma,daha çok okuma,çalışma ve yenilenme zamanı... :))
 kendinize iyi bakın, dönüşümün muhteşem olur mu bilmem ama daha hayırlı olsun,tek temennim bu;Allaha emanet olun *_*

14 Şubat 2014 Cuma

GÜL İLE SUYUN HİKAYESİ

    
      Günün birinde bir gülle su karsilasir ve arkadas olurlar. Ilk önceleri arkadaslik olarak devam eder bu durum. Tabiki zaman lazimdır birbirini tanimak icin. Gel zaman git zaman gül o kadar mutlu olur ki bu arkadasliktan ve birlikteliktenmutluluktan ici icine sigmaz artik ve anlar ki suya asik olmustur. Hayatinda ilk kez asik olan gül burcu burcu acar ve etrafa kokular sacar. Suya dönüp der ki birgün sevgili su seni sevdigim icin böylesine degistim actim ve etrafa kokular sactim yalnizca seni sevdim diye.

    Öyle zaman gelir ki artik su da icinde güle karsi birseyler hisetmeye baslar. Zanneder ki güle asik oldum. Günler ve aylar birbirini kovalar ve gülü sevdigini zanneden suartik eskisi kadar ilgilenmez gül ile. Gül ise "acaba su beni artik sevmiyor mu" diye düsünmeye baslar. Cünkü suyun kendisine olan bu ilgisizligi onu üzmeye baslamıstir. Icin icin bu soruyu sorar kendine. 
 

    Birgün gül suya der ki  biliyormusun ben seni cok seviyorum. Su bende seni seviyorum der. Aradan zaman gecer ve gül yine suya seni seviyorum der. Su siradan bir ifadeyle "ben de" der. ama gül bu sözde sevgiyi hissedemez. Bu siradanlasma gittikce sürer ama gül sabirla hep "seni cok seviyorum " der suya. Ama artik öyle bir duruma gelir ki gül etrafa o güzel kokuyu sacamaz ve burcu burcu acan dalları solmaya yüz tutar. Kendini toparlar ve son kez suya "biliyormusun seni hala cok seviyorum" der göz yaslari icerisinde. Su da ona döner ve yine o bildik ironik ve umursamaz edası ile "üff söyledim ya ben de seni seviyorum diye" der.
Gün gelir gül yataklara düser. Cok hastalanmistir gülrengi solmus cehresi sararmistir gülün. Yataklardadir artik. Su ise basinda bekler gülün yardimci olabilmek icin onu cok seven ve sevdigini her firsatta söyleyen sevgili dostuna. Ama bellidir ki artik gül ölecektir. Ve son kez zorlukla basini döndürerek suya der ki " biliyormusun seni ben gercekten seviyorum ve senin bilemedigin kadar sevdim üstelik"Cok hüzünlenir su bu durum karsisinda ve son care olarak bir doktor cagirir. Nedir sorun diye doktor'a sorar. Doktor muayene eder gülü. 

Muayeneden sonra söyle der :
"Hastanin durumu ümitsiz artik elimizden birsey gelmez"
Su merak eder kendisini bu kadar cok seven gülün ölümüne sebep olan hastalik nedir diye ve sorar doktora 
"hastaligi nedir ki sevgili dostumun" diye. 
Doktor söyle bir bakar suya ve der ki
"Gülün bir hastaligi yok dostum hic dikkat etmemissin galiba sevgili dostuna bu gül sadece susuz kalmisölümü onun icin der"
ve anlar ki su artik sevgiliye sadece seni seviyorum demek yetmemektedir. ama artik cok gectir.

7 Şubat 2014 Cuma

MUTLU OLMAYI SAHİDEN BİLİR MİYDİM?

Ben aslında mutlu olmayı da bilirim.. cok mutlu ve deli..
Yağmurda su birikintilerinde zıplayarak yürümeyi severim..
Pamuk şeker yemeyi,fırfırlı şemsiyelerle yürümeyi..
Uçan balona binmek en renkli hayalimdir mesela..
Balonun  altında sepette oturup gökyüzünde kollarını acarak çığlık atmak..!
Hemen olsa keşke,gökyüzüne söylemek istediğim şeyler var,konuşacak çok şey birikti
Kocaman sofralar kurmak istedim,rengarenk ve bütün acemiliğimle..
Ben aslında mutlu olmayı da bilirim..

Kitapları çok severim,nefesim ruhum ömrüm..
Beni hiç bırakmayan sadık sessiz dostlarım..
'Çeyrek saatlik okumanın gideremediği kederim olmamıştır'demiş biri..
ahh ne doğru demiş o biri..

Makyaj malzemelerini,kremleri,losyonları da severim
Sürdükçe mutlu oluyorum çünkü,kuru tenim nemlendikçe pürüzler azaldıkca azalıyor kederlerim
Mis gibi kokuyorum mesela.. bir gün böğürtlen, bir gün çilek, bir gün yasemin..


ben aslında mutlu olmayı cok iyi bilirdim,şimdi unuttum
hiçbişey kokmuyorum,balondan korkuyorum,pamuk şekeri niye bukadar çabuk bitiyor?
ya ıslanmış çamur olan paçalarım?





1 Şubat 2014 Cumartesi

TRAVMA...


Ahh ahh! Uzatsam ya elimi çeksem yıldızları bu tarafa,alsam okyanuslardaki balıkların kuyruguna baglasam?

Sonra kuzey kutbunu cekip güney kutbuyla tokuşturup,kuzeyi güneye güneyi de kuzeye göndersem???

Agacları kökünden söküp dallar üzerine gömsem???

Su birikintelerinde zıplasam tepinsem, bir uçurumun başına gitsem bagırsam bagırsam bağırsam ama bir daha duymasam kendimi?

Yine cocukluklugumdaki gibi eksem papatyaların sarı yerlerini, beklesem yine yeniden papatya çıkar mı? Yeniden yeşerir mi ümidim?

İcime leyla ile mecnun kactı..biyerlerde hep Ferdi Tayfur çalıyor... (?!)