23 Kasım 2012 Cuma

MUTLULUKLA MUTSUZLUK BU KADAR YAKIN MIYDI BİRBİRİNE?

Bugün  okula yetişme telaşıyla çıktım Ankaranın sokaklarına.. Sis bürümüş gri şehrim Kasım ayının verdiği kasvetle iyice kararmıstı.Herkes yollarda ya işine ya okuluna gidiyordu..Ben ise vize öncesi dersler önemlidir hocalar taktik verir aman kaçırmayayım derse diye atladım  dolmuşa geldim okula..

Herşey güzeldi aklıma takılan soruları sormus öğrenmiştim. Tam sabah 8:30'dan 17:30'a kadar dersim var bugun haliyle yorucu gecti. Ama okul eglenceliydi. Günler öncesinde Bir arkadaşımıza doğum günü hediyesi almıstık  aslında doğum günü yarın ama vize nedeniyle toplanamayız diye bugun verdik hedisini çok sevindi. Sarıldık 15 dakikalık ders arasına bir sürü fotoğraf sığdırdık, öyle mutluyduk.Yeni elbisemi arkadaşlarım çok begenmişti, prenses gibi hissettim kendimi :) Sonra tekrar derse döndük bu ders gerçekten ağır bir ders ve  hoca derse hazırlanın demesine ragmen kimse hazırlanmamıştı. Ama ben ne yapıp edip hazırlıklı gittim ve bunu gören hocam beni tebrik etti vizene ektra puan vercem dedi :) İnanabiliyor musunuz tebrik edildiim onurlandım günler hatta yıllar sonra :)  Dün ki bok gibi gecen sunumdan sonra baska bir hoca rencide ederken, bir başkasının seni farkedip takdir etmesi şahane bir duyguydu :) Yaşatana binlerce hamd olsun..

 EVE GELDİM HİÇBİR ŞEYDEN HABERSİZ...Annem dün bazı şikayetlerinden dolayı hastaneye gitmişti tahlil yapırdı ve bugün sonuçları alacaktı, almış sonuçları... Yine yine yine... :(  ;( Hissettiklerimi buraya koydugum semboller anlatabilirmi hiç.. Kalbim sıkışıyor söylemek istemiyorum ama Annem de 1,5 yıl önce kaybettiğimiz dedemle aynı rahatsızlığı taşıyormuş..................................................................................

Ben ilk defa onu bize bağışla diye dua ettim Rabbime..
Biz daha hiç bişey yaşamadıkki onla :(
Yaşasak bile yeter mi?..
Kötü düşünmiycem çağırmıycam o kötü şeyleri ömrümüze..
Önce mezun olcam, sonra Annemi o isteyip de yapamadıgı herseyi beraber yapcaz..
Annem bebekleri çocukları cok sever, daha torun sevcek o
Bizim ailede yeni bebekleri annem yıkar cesurdur şefkatlidir o, o yıkayacak bebegimi
O olmasa kim patik örecek benim bebeğime?Kim yemek yapcak?
Üşürüm ben annem.......................

Şimdi yemege çagırdı ama sofraya gitmedim başımı gömdüm buraya ödev araştıryorum sonra yerim ben dedim böyle görme beni, destek olmalıyız biliyorum, ben ablayım öyle ulu orta rahat olamam kızlar da üzülür..

Dua istiyorum sizden..Ne olur onu bize bağışlasın..

Ne arkadaşlarım ne bir akrabamız kimse blmiyor şimdilik diyemedim kimseye yazdım buraya her zamanki gibi gelip sadece buraya yazdım..Blog yazalı 2 yıl olcak  bloglarda neler gördüm neler..en cok evlilik ,bebek yeni yuvalar ve hastalıklar.. Daha dün demiştim benim blogum (hayatım) be kadar monoton diye.. İçimden gecirdiğim seyin bana böyle dönmesi çook acı..

22 Kasım 2012 Perşembe

Güvenme!

Yakınlarda 22 yıllık olan ansiklo 23 olcak ve hala çocugum safım ve hatta malım! :)
İnsan kendine mal demez tamam ama mallık onların yaptıgı mı benim saf güvenim mi bilşmiyorum..
Sen tut bana güvenebilirsin, herseyde yanındayım, bei hemen ara diyen birine önce terddütle yaklaşırsın sonra acil hazırlaman gereken sunum için yardıma ihtiyacın oldugu sırada aklına onun cümleleri gelir. Ve mesaj atarsın.. beklersin beklersin beklersin....

Saate bakmayla dumur olursun,çünkü acil bir durum ölüm kalım olmadıkca gec saatlerde mesaj atanlara sinir olurum ben ve aynı seyi yaptıgımı düşündüm..neyse hala bir cevap gelmedi saat 00:21de attıgım mesaja..

Neyse dedim uyuyayım okuldaki asistanlara hocalara sorayım dedim yattım ama bir türlü uyuyamadım ben de telefondan facede dolanayım dedim.. Bi baktım ki o bana herzaman soru sorabilirsin yanındayım diyip daha ilk yardım istememde sesi çıkmayan vatandaşın durum güncellemesi aynen şu şekildedir:

'' Yüz daha versen yüz uman yüzler bilirim..
Yokuşlara kardeş olan düzler bilirim..
Dünya öküzün üstünde derler ama;dünyanın üstünde nice öküzler bilirim!''
                                     Necip Fazıl Kısakürek

Bu resmen dalga gecmek değil de nedir? ALLAH kendisinden başka kimseye muhtaç etmesin..
Ve artık kimsenin samimiyetine güvenmiyorum. Yüzüne hep yanındayım başın sıkışırsa gel bana diyenler, arkamızdan böyle dalga geciyorlar.. Bu arada bazı şeyleri tam yazamıyorum,o nedenle mevzu kopuk yada abartılmıs gelebilir ama durum budur..

16 Kasım 2012 Cuma

KENDİME..

Aylar sonra ilk defa açıldı ya dilimiz.. ee ben sana ne deyim kader! :)
 Bu muydu yani 2 yıldır olan bu susukunlauk kaçış, köşe kapmaca? Ah benim olmayan sevgili arkadaşım dedim ya ahirette bekle sabret..

Bir sebeple görüşme için ilk yeltenen bendim ve saniyesinde aradın ya beni artık  benim olduguma emin olmak mı yoksa  yoksa onca yılın söylenemeyen sözleri miydi bilmiyorum.. Her zaman ki gibi yardım ettin bana sanki hiç küşmemiş gibi :))


Eve gülüyorum, çünkü rahatladım üstümden bir yük kalktı. :) Hem de ne yük yıllardır içinde tutup söyleyemediklerini söylemek,içindekileri kusmak boşaltmak inanılmaz iyi geldi :) Terapi oldu adeta!

Küs olup kırgın olduklarınızla konuşun, tamam sizi deli gibi kırmıstır ama onca kırgınlığın yanında öyle yıpranıyorsunuz ki.. Zannediyoruz ki ne kadar çok kırılırsak karşımızdakinden o kadar öç alırız, ama aksine en çok sıkıntıyı kendimize yaşatıyoruz..

O benim en kıymetlimi üzmüştü ama bir vesileyle yıllar sonra içimdekileri döktüm ona. O da en az benim kadar kırılmış... Ama kendi yaptığı yanlışların da farkında..

Ayrıca kafam karıştı nasıl yani ya? Resmen cendere içindeyiz, hayat herkesin penceresinden öyle farklı ki.. Bana melek olan bir arkadaşım nasıl birinin gelecegiyle uğraşır? :( Hayat bu kadar karışık olmak zorunda mısın? Tamam yanlış bana yapılmadı ama baskasına yapılsa da o arkadaşımın melek olmasını değiştirir mi? Ya da gerçekten bana da bi yerden vuracak da tetikde mi bekliyor? Emin olamıyorum.Açıkcası kafamı da yoramam çünkü bir kara aldım böyle iki ucu boklu degnek olanlara kafa yormıcam. Ha çok samimi de olmam arkadas olurum dost olmam...

 Bitsin artık valla bitsin....

12 Kasım 2012 Pazartesi

3.SINIF SENDROMU

 Sanırım 3.sınıf sendromu geciriyorum.. Okulun yarısı bitmiş herkes ufaktan nerede olcagını belirlemiş, yetmemiş Anadolu üni'den 2. üniversite için başvurmuş, o da yetmemiş KPDS kursuna başlamışş..


Ben mi yorganımla aşk yaşıyorum uyuyorum, hedefler koyuyorum kendime, kalkıp odamı topluyorum, 1 saat ders çalışıyorum sonra bi bakmışım ya cilt bakımı yapıyorum ya da okulumun güzide sayfalarında geziniyorum, memur nete bakıyorum! 

Mezun olmayı deli gibi istiyorum ama tırsmıyor da degilim. Olmak istediğim noktoda degilim çünkü çok farklı ümitlerle geldiğim okul battı bana. Ya da ben batırdım her neyse. Okadar mükemmelim ya bi de okulun bir toplulugunda başkan yardımcısı oldumm :) Aferin bana! Kıçımı kaldırıp okula gitmicem diye bebeler gibi ağlaşan ben eski havam yerine gelir diye azcık sosyal olayım hem bölümde de katkısı olcak bir gruptayım.

Özel ders vercegim hocadan da ses yok! Anlamıyorum insanları tamam acemiyim ama  heveslenmiştim ya la! 

 Ha bir de 22'im bitmesine 1,5 ay kadar kaldı!!! 23 yaş sendromu varmış!! Allahım bi 3.sınıf bi de bu 23yaş sendromu acı Rabbim :( :))

Ve yeni bir bebek, 4 mü 5 mi bilmiyorum düğün haberi aldım. :) Nişanlananlar, sözlenenler, yeni aşklara yelken açan arkadaşlarımı kutluyorum, bi sürü teyze olcam ve sizi teyze edemiycem canım arkadaşlarım :) Neden? cevap............ yok! 

Neden mi bunları anlatıyorum?
Şimdiye kadar yaptığım en iyi şey okulumdu ve onu iyi etmeden, mükelleştirmeden 2. bir üniversite istemedim! Harc ücretleri maddi meseleleri saymıyorum bile.. 
Teyze etme konusuna gelecek olursak çokk dindar yaşayan bir kız olamadım :/ Asla iyi mükemmel olamadım. Ama hassasiyetlerim var güncecim valla billa ben yapamıyorum. Dışardan bana benzeyen bir çok kız nasıl yıllar yılı bir oğlanla görüşüp, sırnaşıp, helali olmadan özeli oluyor, nasıl o görüşmelerdir falan nasıl yapıyorlr bilmiyorum, ama ben dayanamıyorum olmuyor.. Acelem de yok zaten hayırlısı.. mucize olamalı, rahmet koklamalı işte :) sadece bunu diyorum..

BU OKUDUĞUNUZ YAZI BİR 3.SINIF SENDROMU GEÇİREN ACİZ KIZIN YAZISIDIR!
SALLAYIN GİTSİN! :) 

30 Ekim 2012 Salı

BİZİM AİLEDE BAYRAMLAR

Kocamaaaan bir ailenin ferdi olarak kalabalıklar içinde büyüdüm. Ama koca kız oldum hala pek kalabalıkları sevmem, elimde değil iyiyken bir anda sıkılıyorum :)) Neyse efenim bunkalabalıklar bayramda artıyor tabiki :) Şöyle söyleyim evler bile almıyor.

Yetim ve öksüz olarak büyümüş benim dedem ve hep çok kalabalık güçlü olmak istemiş. Tek diye sahipsiz diye çok hor görülmüş zamanında ve Allah ona bir sürü çocuk ve torun nasip etmiş. Şimdi dedem hayatta değil ama geride birbirine bağlı ( her ne kadar nahoş durumlar yaşanmış olsa da) bir bir aile bıraktı peşinde.

Bayram telaşı en gec 1 hafta önce başlar temizlikler, sarmalar, tatlılar.. Afere günü ise memlekete kabir ziyaretine gidilir. Bu ziyaretin 30 kişi ve hatta daha fazlası olduguna söylemem gerek yok sanırım.Cümbür cemaat dedenin gönlünü almaya köy mezarlığına gidilir.

Şeker alınır öyle 3-5 kilo alınmaz bizde. Babam bazen fazla eli bol. 10 kilo şeker almış, cocuklara bol bol verin sadece bayramlarda değil her zaman ikram edelim diye.

Bayram sabahı babamlar namaza giderler. O sırada annem hemen seslenir bize '' Kızlar kalkın baban camiden gelecekkkk'' Zorla çıkarılan pijamalarla bayram moduna girilir. Sabah sabah bayramlığımı giymem tabi kahvaltı sofrası kur, kaldır ortalıgı topla derken bayramlığımı giymem tabi :) Babaannede toplanırız, herkes onun evinde bayramlaşır ve kahvaltı yapar. Onun evi uzak değil en yakınımızdadır, zaten bizde kim uzak ki? 40 ya da 30 artık saymıyorum bile o kadar amcalar halalar yegenler kahvaltı öncesi bayramlaşır salon ana baba günü :) ( bizim aile gibi bir tane yok biliyorum! siz hiç 40 kişiyle beraber bayramlaştınız mı sorarım?? :D  Kahvaltı masasına ilk erkekler oturur, onlar kalkar kadınlar oturur.Haremlik selamlık uyguladıgımızdan degil elbette ama gelenek olmuş bizde. Kalabalık oldugumuz için erkekler tam bir sofra kadınlar da tam bir sofra oluyor.

Sonra uyanık kuzenler vardır ki harçlığını alan, kahvaltısını yapan yok olur. Sen isen yediğini bırakmayı adet edinmediğinden sofrayı kaldırıp ancak evine çıkarsın...

Ola ki ilerde benimde bir ailem oldugunda yine babaannemlerde mi bayramlaşcam kendi anne  babamla? Bunu istemiyorum iyi güzel kalabalık olmak ama ben o kalabalıkta kendi anne babamın elini öpmeyi unuttugum zamanlar bile oldu ee ne anladım ben bayramdan? İnsanın aklı kalmıyor ya hu  başım dönüyor öp öp bitmiyor :) Neyse efenim ortada fol yok yumurta yok bunlara kafamızı yormayalım :))

Biz de bayramlamın ilk sabahı böyle karmaşa ve devasa kalabalıkla başlar. Sonra herkes birbirinin evine gider,harçlık meselesi hala devam eder, amcalar artık fire veriyor bunu da söylemeden gecemiycem :) Önceleri 200tl harclığım oldugunu bile bilirim şimdi ise 50tl :)))

Allah hayırlı bayramlar nasip etsin herkese :) Her bayram biri eksiliyor bizden ve her bayram birileri katılıyor....Seneye nasıl bir bayram bekliyor bizi ? Önümdeki şu 3 yılı çook merak ediyorum... Bir sonraki yazımda bu konuda görüşmek üzere herkesin geçmiş de olsa bayramını kutluyorum :))


21 Ekim 2012 Pazar

BU BİR TEVAFUK MU BİR İŞARET Mİ YA RAB?

Sıkıldım bir film açayım dedim ve 1 yıldır bir arkadaşımın tavsiye ettiği filmi açtım.


Ayat Ayat Cinta
Sevgi ayetleri, İslami unsurları içinde barındıran romantik dram filmi. Filmin seneryosu, aldığı bursla dünyanın meşhur İslami üniversitelerinden el-Ezher'de okuma imkânı elde etmiş, fakir ve İslam'a sonsuz bir bağlılık duyan Endonezyalı bir gencin öyküsü etrafında dönüyor. Filmin kahramanı olan Fahri adlı genç, bir çok felaket ve sıkıntıyla karşılaşmasına rağmen sahip olduğu yüksek ahlaki seciye sayesinde bütün bu badireleri atlatmayı başarıyor.
Habiburrahman El Shirazi'nin en çok satan meşhur romanından perdeye aktarılan ve yönetmenliğini Hanung Bramantyo'nun yaptığı film, 11 Eylül saldırılarından sonra terörle İslam arasında bağ kurmaya başlanılması nedeniyle İslam'ın fedakârlık, sevgi ve sabra dayalı gerçek yüzünü göstermeyi amaçlıyor.
http://www.youtube.com/watch?v=eR3fMDJtzTI burdan izleyebilirsiniz!
..................................................................................................................................................



 Evet çok etkilendim.. Çünkü ben neredeyse 6 aydır bir tevafuk görüyorum.Bir uyarı mıdır ibret midir Rabbimin bir nimeti mi bilmiyorum ama Çok eşlilik konusu var.Bu yazımda  değinmiştim hatta.

Rastgele seçilen kitaplar ,izlenen filmler, uzun zaman sonra gördüğüm hocamın lafı bu konuya getirmesi bunları düşünmeye iten nedendi. Oysa bilindiği gibi bunları yargılayacak bir durumum yok benim. Yani evli değilim, nişanlı değilim bir sevdiğim de yok..O halde nedendir bilmiyorum.. Hissettiğim tevafuğu sindirip ibret alma zamanı..Bununla ilgili bir imtihan mı bekliyor beni bilmiyorum.. Filmde geçen bir cümle özetliyor belki de.. ''Sabır....İhlas....İslam budur!''

 Ve Aşk, biraz da fedakarlıktır.Evliliklerin basit oyunlarla değil de sahih bir iman ve fedakarlıkla yürüyebilceğini öğrendim.Öğretene hamd olsun..

BAZAAR DEĞİL PAZAR!:))


Bir pazar gününden herkese merhaba! Diye başlamak isterdim kadın programları gibi :)) eheh :) Pazar deyince aklıma yarın ki okul gelir ,ütü yapmak demektir ,pazarları gezmeyi sevmem ben kalabalık olur her yer :)
Bugün farklı olarak yarın okula gitme durumum yok astık okulu, bayram ya hani, herkesi memleketlerine gönderdim :/ Kaldım mı Ankarada bir başıma..Alışığım ben bakalım ne zaman bırakıcam bu Ankara bekçiliğini.. Sevmiyorum sanmayın seviyorum ama ben şehri pek yaşayamıyorum sorun bu ve yol problemi.Merkezle evim arası trafiksiz 1 saat trafikli 2 saat :)) Okulda aynı öleceğim bir gün yollarda :)

Okul yok yarın  bugün de evdeyken rahat rahat Pembe kerestenin beni mimini yazayım dedim :) Teşekkür ederim Pembecim ^ _^

Çantamdaki 5 şey:
El kremi
Mendil ve ıslak mendil
Ayna
Şemsiye- güneş gözlüğü ( ne alaka bu ikisi demeyin, buranın havası sürprizlidir :)
Minik ajanda


*Odamda ki 5 favori şey:
Kuranı Kerim
Renkli kalemlerim
Sözlüklerim ve kitaplarım
Kozmetik dolabım
vee tabiki yatağım bu aralar aşk yaşıyoruz :)) ehehe

*Bu ay planladığım 5 şey:
-Sunumlarımın hiç birini yapmadım sıra bana geliyor acil hazırlanmalıyım
-Görüşmek istediğim dostlar var ama kısmet...
-3 adet yarım kitabım var ki hiç adetim değildir yarım bırakmak bitirmeliyim
-Çok ders çalışmalıyımm :/ İnsan pazar sabahına hocanın tahtaya çıkarıp sordugu soruda cebelleşerek uyanması nedir bilirmisin blog?
-Hasta ve ölü gibi gecen bir ayımı huzur diliyorum ve sağlık diliyorum! gerrisi teferruat :)

*Almak istediğim 5 şey:
-Kış geliyor malum Ankara soğuğunda bu kızcağızı koruyacak bir bot ve kaban almalıyım( Ankaralı arkadaslardan öneri bekliyoruum :)
-Gözaltlarım modifiye gibi duruyor  :( uykusuzluk düzensizlik derken iyi bir krem kullanmalıyım
-İnce yeşil bir hırka istiyorum sonbaharın sararan yapraklarına inat! :) yok şaka tabi sonbaharı severim hem de çok severim yeşil hırkayla soğan kabugu etek güzel olur diye düşündüm :)
-Şal almak istiyorum :) Ama ipek olsun fakat %100 olanlar luzumsuz pahalı öyle  %18lik yeter bana ;) ne renk alsam caba?
-Bir de uykumu alsam yeter bana :)

*Beni mimleyen kişi PEMBE kERESTE ve ondan etkilendiğim 5 şey:
İlk yazılarından biliyorum onu  blog değil de sanki roman yazarmıs gibi yazıyorsun demiştim :) Hatta bunu yazanın bbüyük yaşlarda birinin kurgu blogu sanmıstım :) ehehe :) çıtı pıtı çalışkan bir genc kız ve teşekkür ederim beni mimlediğin için pembe kereste :)

Benim de mimlediklerim
men de boor, melodram, bis, cici bici,nabrut