Selammmm!
ARKADAŞLAR ŞİMDİ KISACA ANLATIYORUM DURUMU LÜTFEN BİLENLER YARDIMCI OLSUN!
Malum seneye son sınıf olacagım bu nedenle öğretmen atamaları için dersaneye gidecegim. Fakat eylüldeki dersler için şimdiden kayıt olmam gerekiyor.
Ama hangi dersane?
İHTİYAÇ MI? YARGI MI? PEGEM Mİ?
Aylardır araştırıyorum fakat kesin bir karar veremedim malesef çünkü birinin iyi dediğine öbürü kötü diyor..
Lütfen bu dersanelere giden, KPSS-ÖĞRETMENLİK için uygun olan ANKARAda iyi bir dersane söyleyin, yorumlarınızı bekliyorum!
Bugün karar vermem lazım, babamla gidecegim lütfen acil yorumlarınızı bekliyorum!
Blog camiasının çogu ya öğretmen ya da öğretmen adayı! Hadi canlarım bi el atın şu meseleye....
Suya yazı yazmak derlerdi ya önceden bence bloğa yazmak aynı şey.. Evrene atıyorum cümlelerimi, şeklimi cinsimi bilmeyenlere, yazıyorum akıbeti belirsiz bloğuma hoşçakal dememe ümidiyle............
14 Haziran 2013 Cuma
11 Haziran 2013 Salı
MÜZİK BENİM İÇİN..
....okuduğum bölüme olan yeniden tutunuşumdur.
Dönem dönem sinir olup, uzaklaştığımı hissettiğimde bir şarkıyla kendimi şükrederken buluyorum :)
Kaç kişi benim gibi üniversite okuyordur?
Ya da sizin de çok sevdiğiniz fakat uzaklaştığınız bir okul, insan veya sebebe olan muhabbetinizi nasıl artırırsınız?
Final öncesi ödev teslim haftasındayız nasıl yoğun olduğumu anlatmama kelimeler yetmez! Tabi buna gecmiş haftalarda ense yapıp son dakikacı bir türk olmamın payı büyük ve çok sıkıştım! ama yetişecek inşallah :) İşte böyle dönemlerde cok gergin oluyorum allam ne işim var bunu yapıyorum niye bu bölümdeyim derken
tisva
auniyyhab... :) ve yeniden bir aşk doğuyor içimde :D
Allah bu aşkımı artırsın ve sabır versin bana :)
Gönül isterdi ki şu yazının altına beni yakan o şarkılarımı paylaşayım :) üzgünüm, ifşa olmamam lazım yazmam için, buranın akıbeti için ;)
3 Haziran 2013 Pazartesi
ANKARA GERGİN BEN GERGİN..
Doğduğum büyüdüğüm şehir Ankara şimdi talan edilmiş durumda .. Haftasonu merkeze inmedik malum haberler twitter,facebook ve ekşi sözlüklen verilen canlı yayın linkleriyle takip ettiştim, merkezin olaylı oldugu ve karıştıgından haberim vardı. Olaylar sanırım ilk olarak perşembe günü başlamış ama ben uyuyormuşum kendi alemimde, nedeni ise netle şu aralar pek haşır neşir değilim.. Herneyse cuma günü uyku tutmadı beni face twit derken nasıl duymadım, nasıl yine kör sağır yaşadım kendime hayret ettim.. Böyle dönemlerim var benim, algım kapanıyor,duymuyorum,görmüyorum tuhaf bişey..
O gece sabaha kadar tek tek okudum yazılanları okudukça uykum kaçtı..
Sabah her yer iyice birbirine girmiş..Manzara felaket ötesi! Neye kızayım, nereye kızayım.. Siyaset yapmak istemiyorum zaten konuşan çok bağıran çok!
Siyaset içerikli oçu, şucu, bucu tarzı seyleri konusmak istemiyorum!yazdım ama yayınlamıycam..
Herşey eskisi gibi olacak mı? olsa da unutabilcek miyiz?
Hergün önünden gectiğim bina, üstünden yürüdüğüm yol, arkadaslarımla yemek yediğim kafe, alışveriş için girdiğim avm, kitaplarımı aldıgım sokak ve cadde!Bu olaylar dindiğinde herşey normale döndüğünde eskisi gibi olacak mı?
Duvarlara yazılmış kin dolu yazılar, hınçla atılmış biber gazi kapsülleri ve onların yarattığı vitrin çatlakları, yakılmış simitçi arabası, magaza tabelası... hiç mi düşünmeyecek Ankaralı? unutacak mı bunca kaosu ve nasıl maşa olmuşları.. öksürmekten boğulan 18-19-20 yaşındaki maşa olmuş gençlere mi yanayım, yoksa emir kulu, karışıklıgı bastırmaya çalışan polise mi yanayım? İsmail abi gibi kulaklarımı tıkayıp Kızılay'ın ortasında yanayım yanayım diye bağıra bagıra şarkı söyleyesim var! off! dokunmayın doğduğum şehre!
Okuldayken arkadaşlardan haber geldi. ''Siyah giyinenleri sokaklardan topluyorlarmış!'' :)) ama ama ben feracem giydim geldim hemde simsiyah! :D
İşte buna gülesim geldi. İlk kez ferace giydiğim gün! Ankarada devrim hareketleri sebebiyle hükümete tepki olarak siyah giyinilen bir günün benim ilk feracemi giydiğim gün olması ne ironik!!
okuldan evime okadar zor geldim ki, dolmuşlar olmasa,otobüsle bile 1,5 saat geldiğim evime sanırım 9 saatte giderdim, yürüyerek..Kızılay'a gidiş kapalı, metrolar sadece 2 istasyonda duruyor ve Kızılay kurtuluş istasyonlarına gaz atılmış, otobüsler gelmiyor ve duraklarda bekleyen halkı uyaran tek bir görevli yok.. Yürüdüm yürüdüm.. beni alan bir dolmuşa bindim sonra indim tekrar baska bir otobüse bindim ama nasıl kalabalık! otobüste sakız çiğneyen, yanındaki kızcagız rahatsız olur mu demeden yayılan, göbekli ve kendini birtürlü sabit tutamayan öküzden bozma odun kılıklı heriflerin kafalarına o gaz bombasını patlatasım geldi!!!
Ankara gergin, ben gergin..
Bakalım yarın neler olacak? Allah ülkemizi her türlü fitneden,düşmanlıktan korusun..
edit: (büyüklerimizin dediği gibi;benzetmek gibi olmasın ama) annem bugün ''aynı 80'lerde ki gibi'' dedi.. Hafezenallah! anne babalarımızın yaşadığı bir gençlik kaosuna hayır!
O gece sabaha kadar tek tek okudum yazılanları okudukça uykum kaçtı..
Sabah her yer iyice birbirine girmiş..Manzara felaket ötesi! Neye kızayım, nereye kızayım.. Siyaset yapmak istemiyorum zaten konuşan çok bağıran çok!
Siyaset içerikli oçu, şucu, bucu tarzı seyleri konusmak istemiyorum!yazdım ama yayınlamıycam..
Herşey eskisi gibi olacak mı? olsa da unutabilcek miyiz?
Hergün önünden gectiğim bina, üstünden yürüdüğüm yol, arkadaslarımla yemek yediğim kafe, alışveriş için girdiğim avm, kitaplarımı aldıgım sokak ve cadde!Bu olaylar dindiğinde herşey normale döndüğünde eskisi gibi olacak mı?
Duvarlara yazılmış kin dolu yazılar, hınçla atılmış biber gazi kapsülleri ve onların yarattığı vitrin çatlakları, yakılmış simitçi arabası, magaza tabelası... hiç mi düşünmeyecek Ankaralı? unutacak mı bunca kaosu ve nasıl maşa olmuşları.. öksürmekten boğulan 18-19-20 yaşındaki maşa olmuş gençlere mi yanayım, yoksa emir kulu, karışıklıgı bastırmaya çalışan polise mi yanayım? İsmail abi gibi kulaklarımı tıkayıp Kızılay'ın ortasında yanayım yanayım diye bağıra bagıra şarkı söyleyesim var! off! dokunmayın doğduğum şehre!
Okuldayken arkadaşlardan haber geldi. ''Siyah giyinenleri sokaklardan topluyorlarmış!'' :)) ama ama ben feracem giydim geldim hemde simsiyah! :D
İşte buna gülesim geldi. İlk kez ferace giydiğim gün! Ankarada devrim hareketleri sebebiyle hükümete tepki olarak siyah giyinilen bir günün benim ilk feracemi giydiğim gün olması ne ironik!!
okuldan evime okadar zor geldim ki, dolmuşlar olmasa,otobüsle bile 1,5 saat geldiğim evime sanırım 9 saatte giderdim, yürüyerek..Kızılay'a gidiş kapalı, metrolar sadece 2 istasyonda duruyor ve Kızılay kurtuluş istasyonlarına gaz atılmış, otobüsler gelmiyor ve duraklarda bekleyen halkı uyaran tek bir görevli yok.. Yürüdüm yürüdüm.. beni alan bir dolmuşa bindim sonra indim tekrar baska bir otobüse bindim ama nasıl kalabalık! otobüste sakız çiğneyen, yanındaki kızcagız rahatsız olur mu demeden yayılan, göbekli ve kendini birtürlü sabit tutamayan öküzden bozma odun kılıklı heriflerin kafalarına o gaz bombasını patlatasım geldi!!!
Ankara gergin, ben gergin..
Bakalım yarın neler olacak? Allah ülkemizi her türlü fitneden,düşmanlıktan korusun..
edit: (büyüklerimizin dediği gibi;benzetmek gibi olmasın ama) annem bugün ''aynı 80'lerde ki gibi'' dedi.. Hafezenallah! anne babalarımızın yaşadığı bir gençlik kaosuna hayır!
Etiketler:
3 haziran ankara,
akp,
Ankara,
devrim,
gezi parkı,
kızılay,
polis,
tandoğan
25 Mayıs 2013 Cumartesi
ARAFTAKİ KAPLUMBAĞA
şarkımız bu olsun.....
Çok vurdum duymaz oldum bugünlerde..
Ne ödevlerimi okulu takip ediyorum
Ne iğnelerimi gününde vuruluyorum ne de başka bişey..
Düşünmüyorum hissetmiyorum eger düşünsem yok olcam biliyorum
Dağıldım toplanamıyorum
Mevzu tek degil, konu tek değil..
En çok onu özlüyorum en kıskandığım adam o
Mesafeler beni yakıyor artık,hasta oldugunu görmek
Nasılsın bile diyememek...Seni çok özlüyorum baba..
Araftayım,aralardayım
Kime yakınım? Kime uzagım bilmiyorum..
Dengelerin arasında terazinin tam ortasında dengeyi bozmamak ugruna bir sağa bir sola koşarken buluyorum kendimi..
En yakınım dediğim bir sevgili uğruna, öyle kırdı ki yüreğimi..
Abartıyormusum, aslında herşey şakaymış bir ben ciddi almışım,anlamışım,ümitlenmişim..
1yıl boyunca anlatılan bir hikayeye tıkadım kulaklarımı..
En son pes ettim ve sordum 'gercekten mi?'
Tabiki dediler ciddi bu konu şaka yok..ve aylar gecti konusmadan,
Ne zaman güvendim işte orda yenildim..beni ikna etmeye çalışanlar beni yalanlar oldu..
Sonuç mu uzatmak yersizdi,kırıldım en içimden,en derinden..
Gururmla duygularımla inancımla oynamak bu kadar kolay mıydı?
Nede peki arada bir sevgili var çünkü, gönül meselesi var..
Adil olmak vicdanlı olmak, arkadaş ve sevgili arasındaki dengeyi korumak zormus
Şimdi cekildim mutlu olsun sevgilisiyle..ben mi?
Ben herşeyi abartan, dönem dönem içime dönen bir kaplumbayım..
İçimde mutluyum ben dokunmayın evime, mahremime..
İkna etmeyin, şaka yapmayın, anlamıyormusum şakalardan.. ama unutmuyorum sözlerinizi bilin..
Gidesim var en uzaklara.. Ankara acı veriyor artık..23 yılda Ankaranın her köşesinde öyle anılarım oldu ki..
Her bir yol ayrımı kaldırım,bahce, okul, adını bilmediğim bir ağacın kokusu..
Başka şehirde bulur mu beni?
Hatırlatır mı yine kırgınlıklarımı..
Çok fena bir hafızam var, acayip takıntılarım
Üzgün oldugumda giydiğim bir bluz bana hatırlatır o günü şunu giymiştin giyme onu diye..
İşte öyle kaçasım var..yeni güzel anılar edinesim var..
Başka şehir, başka insanlar, başka kaldırımlar ve yine adını bilmediğim bir ağacın kokusunu duyasım var..
Mümkün müdür? bilmiyorum.. Hayır mıdır? mechul.. dualara sığındım..
BEN ÜNİVERSİTE OKUYORUM!
*Okulda bangır bangır bahar şenlikleri için akort yapılırken, ben buharlaşma kıvamında derslikte cümleler satırlar o mal edebi cümelelri nasıl akla yatar diye toplamaya calısırken ben üniversite okuyorum
*Bahar şenliklerine gitmiyorum,bir oğlan sırtında şarkı söylemiyorum ama ben üniversite okuyorum
*Geliş saatim belli cıkış saatim belli, ders bitince okulda kalmam, ders yoksa okula gitmem arkadaş :)
*Lise bebelerinin bile 19,5 gün devamsızlık hakkı varken ben bir dersten 5. devamsızlığı yaparsam kalırım! gözümün yaşına bakılmaz neden?üniversite okuyorum!
*Amfi yok! derslik var! sıcak var temmuza kadar okul var! ha bu arada akort zımbırtıları var, arka planda gülşen,murat çalınırken edebi incelemeler yapmak var.
*Filmledeki gibi değil nerde öyle cool yakışıklı hocalar! hepsi göbekli bikere :) artı eksi verip sözlü oluyorum, üniversitede okuyorum dememe hacet var mı?
*Gencim daha 23 yaşındayım ve mezuniyete adım adım yaklaşırken bilinmemezlik, değişen atamalar, durumlar, okuldaki hocaların dahi girip 82 gibi bir not aldıgı sınavda sen ne halt edeceksin diye kübünyemi karamsarlığa sürüklüyor, gencim karamsarım ve üniversite okuyorum..
*Sen okuyorsun sana yanaşamazlar zaten okuldan vardır sevgilin!dann! kuzen nişanında duydugum enstantaneler! Sevgilim yok ve ben bir üniversite öğrencisiyim bilog inanabiliyor musun? bunu okuyan kesin sen şişko ve gözlüklüsün ondan yoktur demiştir ama yok evet gözlerim bozuk lens kullanıyorum ama şişko değilim :) acıklayın bunu ateyistler :DD
*Toplulugum var benim, ama işime gelen işlerde başroldeyim, gezi mezi parti işbirliğini sevmiyorum
öyle yada böyle okuyorum okulda 4.yılım 3.sınıfım! hazırlık okudum tembellikten kalmadım yanlış anlaşılmasın :)) az kaldı son 1 yılım dememe 1 ay kaldı..
yukarıdaki yazılanların tamamı ne hayıflanma ne de enaniyet ürünüdür! her maddenin niyeti farklı, ne yapabilyorum diye kibirleniyorum ne de ben yapmıyorum diye hayıflanyorum.. meali bende kalsın ;)
*Bahar şenliklerine gitmiyorum,bir oğlan sırtında şarkı söylemiyorum ama ben üniversite okuyorum
*Geliş saatim belli cıkış saatim belli, ders bitince okulda kalmam, ders yoksa okula gitmem arkadaş :)
*Lise bebelerinin bile 19,5 gün devamsızlık hakkı varken ben bir dersten 5. devamsızlığı yaparsam kalırım! gözümün yaşına bakılmaz neden?üniversite okuyorum!
*Amfi yok! derslik var! sıcak var temmuza kadar okul var! ha bu arada akort zımbırtıları var, arka planda gülşen,murat çalınırken edebi incelemeler yapmak var.
*Filmledeki gibi değil nerde öyle cool yakışıklı hocalar! hepsi göbekli bikere :) artı eksi verip sözlü oluyorum, üniversitede okuyorum dememe hacet var mı?
*Gencim daha 23 yaşındayım ve mezuniyete adım adım yaklaşırken bilinmemezlik, değişen atamalar, durumlar, okuldaki hocaların dahi girip 82 gibi bir not aldıgı sınavda sen ne halt edeceksin diye kübünyemi karamsarlığa sürüklüyor, gencim karamsarım ve üniversite okuyorum..
*Sen okuyorsun sana yanaşamazlar zaten okuldan vardır sevgilin!dann! kuzen nişanında duydugum enstantaneler! Sevgilim yok ve ben bir üniversite öğrencisiyim bilog inanabiliyor musun? bunu okuyan kesin sen şişko ve gözlüklüsün ondan yoktur demiştir ama yok evet gözlerim bozuk lens kullanıyorum ama şişko değilim :) acıklayın bunu ateyistler :DD
*Toplulugum var benim, ama işime gelen işlerde başroldeyim, gezi mezi parti işbirliğini sevmiyorum
öyle yada böyle okuyorum okulda 4.yılım 3.sınıfım! hazırlık okudum tembellikten kalmadım yanlış anlaşılmasın :)) az kaldı son 1 yılım dememe 1 ay kaldı..
yukarıdaki yazılanların tamamı ne hayıflanma ne de enaniyet ürünüdür! her maddenin niyeti farklı, ne yapabilyorum diye kibirleniyorum ne de ben yapmıyorum diye hayıflanyorum.. meali bende kalsın ;)
6 Mayıs 2013 Pazartesi
Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer-MiŞ!!!
Sınavlarım bitti cuma günü, hayırlısıyla sonuclar güzel gelir işşallah! nasıl çalıştığımı nefes almadan durdurak bilmeden çalıştığım hallerimi paylaşmıştım sizinle.. :) ee, o kadar çalıştım biraz gezerim tozarım bizim kuzenlerin düğün kına düğün bilimum törenleri için bişeyler bakarım dedim ama evden çıkasım gelmedi ev kuşu oldum buara :) evimden odamdan ayrılasım yok! 2 gündür evden hiç çıkmadım ve yarın akşama kadar dersim var şimdi okula nasıl gitmesem acaba diye hesaplar yapıyorum ama ahh şu devamsızlık elimi kolumu bağlıyor.. gidilecek mecbur..sınavlardan dolayı gecen hafta iğne olmadım! o nedenle de dısarı çıkmam gerek.
neyse işte böyle bolca miskin hallerin çöktüğü sıcak bir haftasonunda yeni kitabıma başladım! bu
kitabı netten arastırdım ve birkaç blogda görmüştüm fakat cok da dikkatimi çekmemişti. bir gün yine bunaldıgım bir akşam epeydir kişisel gelişim okumadığımı farkettim ve nette araştırmalarım sonucu kitap listeme eklendi.
kitabı netten arastırdım ve birkaç blogda görmüştüm fakat cok da dikkatimi çekmemişti. bir gün yine bunaldıgım bir akşam epeydir kişisel gelişim okumadığımı farkettim ve nette araştırmalarım sonucu kitap listeme eklendi.
çok akıcı, güzel giden bir kitap.. ''şunu yap, bunu yap, hayat sana oo ooo lal lala lala,heidi kıvamındaaa.. :) '' gibi sinir bozucu kuru cümleleriyle dayatmaları yok! romandaki bir kahramanın üzerinden anlatılması, bana; hani bir derdimiz oldugunda,açıkca ben şunu şunu yaptım diyemeyiz de, onun yerine bir arkadaşımın şöyle derdi var deriz ya, işte o uslübun rahatlığını veriyor.. empati yapmamı saglayarak ve ben de böyle oldugum zamanlar oldu dedigim yerler cok! uygulanan yöntemi aslında bizde deneyebiliriz.. kitapta kahramana verilen görevleri biz de yapabiliriz ve o zaman bu kişisel gelişim kitapları işe yarar! yani fiile dökmek şart! kuru kuru okumakla olmuyor..
daha çok var bakalım neler olacak sonunda..
ama sevdim :)
okudum okudum... sonra biraz sıkıldım twittera baktım, epeydir girmiyordum ,çok az kişi var zaten.. reelden arkadaslarım ne face, ne twitter kullanıyorlar, harbiden reel insanlar yani! :D Blog desen onu bilen bile yok.. bloglarımız pek sakin buralar! anlaşılan havalrın ısınmasıyla herkes kendini kırlara bayırlara attı :)) hmm bi instagram var, yeni fenomen! kaçak blogerların yeri :d instagrama baktım wooww!!! orası harbiden canlı! :) sesi çıkmayan blogerlarımızı buldum döktürmüşler ama ne olur burayı da boşlamayın, özlüyorummm sizi..
![]() |
| "Sorsan ikimizde maviydik..Fakat birimiz deniz, birimiz gökyüzü..." |
3 Mayıs 2013 Cuma
DERS ÇALIŞMA HALLERİ..
ölsem haberiniz olmaz, günlerdir yokum nerelerde bu kız diyen yok! ee tabi instagram zımbırtısı çıktı bloglara ugranılmaz oldu tabi.. sizi gibi zengin blogcular sizi! :)
benim gibi fakir ama vefakar gençler vize haftasında dahi yazmaktan geri durmuyor!o da yetmiyor bütün pasaklılığıyla odasından 'vizelere çalışmaya çalışan 23 yaşında bir genç kızın dramı' isimli fotolarımı paylaşıyorum! yalnız dedim ya fakirim diye,
bu görüntüler malesef fotoğraf makinesinden değil, telefonumdan :)
o notlar vicdan rahatlatmak için değil çalışılmak için ayrıldı özenler yatağa serildi! sonra baktım bu iş çok uzun ayırırken de uykum geldi haliyle.. ölümlü dünya dedim, finali var, bütü var dedim uyudum!
aferin banaa iki üç gün sonra bol zırlamalı yazılarım gelir artık :) b12 iğnelerim ve dualarım tek destegim! :)) süzgec gibi oldum olmaya devam ediyorum dedim ya bari o b12ler denildiği gibi hatırlamaya yarasa! :D
( ben anlamadım bu kız ne iğnesi diyor derseniz önceki yazılara dönün bayım!) notları görünce bakacagız b12lerin maharetini..
her sınav dönemi markete girer sevdiğim atışmalıklardan bir torba alırım, okudugum cümlelerle lokmalarımla adeta yarış içinde olur :) ee bu da kafa su yakmıyor ne de olsa..
nuttzler harika yeni kesfettim! gec kalmısım, fıstık sevmeyen ben o soslu fıstıklarına bayıldım :)
şıpsevdi küçükken okuyup okuyup nasıl mutlu olurdum o karikatürlerine ve aşk bazen'le başlayan sözlerine..
şu an ki hayallerim temelini o sakızın kağıtları oluşturuyordur belki de... kimbilir..
2 haftadır sınavlarım var ve yarın Sonnnn!
Fakat bu kız cok çalışamadı onun sözü bunu nişanı, uzaktan gelen hala ve kuzenlerle olmadı çalışamadım kocaman kocaman dualar bekliyorum! üniversite okuyorum sözlü olup +,- alıyorum! sonra sözlü sınav oluyorum sahi ben fakülteydim değil mi? yoksa ağzında şıpsevdi olan 7 yaşındaki ilkollu mu?
kafam karıştı! ben kaçar! Allah yardımcım olsun..
sınav olmadıgım aksine sınav yaptığım o güzel günler gelecek!!!
Etiketler:
atıştırmalık,
b12,
nutzz,
sınav dönemi,
şıpsevdi,
üniversite hayatı,
vize
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








